Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kartal Şubesi’nin ev sahipliğinde, Kartal Belediyesi Ekolojik Pazar Etkinlik Çadırı’nda gerçekleştirilen söyleşi yoğun katılımla dikkat çekti. Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve toplumsal dinamiklerinin ele alındığı programda, Cumhuriyet değerleri ve aydın sorumluluğu üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı.
ADD Kartal İlçe Başkanı Av. Arif Anıl Öztürk’ün ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, salonu dolduran katılımcılar söyleşiyi ilgiyle takip etti. Öztürk aynı zamanda programın moderatörlüğünü de üstlendi.
“Cumhuriyet’e Kurulan Kumpaslar ve Aydınların Toplumsal Sorumluluğu” başlıklı programın konukları gazeteci yazar Barış Terkoğlu ve gazeteci yazar Çağdaş Bayraktar oldu.
Programın açılış konuşmasını yapan ADD Kartal Şube Başkanı Arif Anıl Öztürk, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkmanın önemine vurgu yaptı.
Panelde konuşan Çağdaş Bayraktar, “Deniz Üstü Köpürür: Emperyalizmin Hedefindeki Amiral” adlı kitabının yalnızca Amiral Cem Aziz Çakmak’ın yaşam öyküsünü değil, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan önemli bir süreci de anlattığını ifade etti. Türkiye’nin uzun yıllardır hukuksuz uygulamaların olağanlaştırıldığı bir dönemden geçtiğini belirten Bayraktar, Ergenekon ve Balyoz davalarının yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan süreçler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Operasyonun merkezinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kendisi vardı” diyen Bayraktar, Cumhuriyet’in laik ve antiemperyalist karakterinin hedef alındığını savundu. 1 Mart Tezkeresi sürecine de değinen Bayraktar, Irak işgali döneminde Türkiye toplumunda güçlü bir antiemperyalist refleks oluştuğunu belirterek, “Emperyalizm burada hâlâ güçlü bir toplumsal damar olduğunu gördü” ifadelerini kullandı.
Bayraktar, kumpas davalarının sembol isimlerinden biri olan Cem Aziz Çakmak’ın ağır sağlık sorunlarına rağmen uzun süre cezaevinde tutulduğunu hatırlatarak, bu sürecin tarihsel hafızanın önemli parçalarından biri olduğunu dile getirdi. Türkiye’de gündemin sürekli değiştirildiğini söyleyen Bayraktar, geçmişte yaşanan olayların doğru okunmadan bugünün anlaşılamayacağını belirtti. “Bugün yaşananları kumpas davalarını bilmeden anlayamayız” diyen Bayraktar, üniversitelere kayyum atanması gibi uygulamaların da geçmiş süreçlerin devamı olduğunu savundu.
Panelde söz alan Barış Terkoğlu ise konuşmasında “aydın sorumluluğu” kavramı üzerinde durdu. 2000’li yılların başında güçlenen “ulusalcı dalga”nın; ulus devlet, anayasa, yurttaşlık kimliği ve bağımsızlık fikrini savunduğunu belirten Terkoğlu, bu anlayışın bazı küresel güçler açısından engel olarak görüldüğünü ifade etti.
Aydın olmanın yalnızca bilgi sahibi olmak anlamına gelmediğini vurgulayan Terkoğlu, toplumun önüne zaman zaman “parlatılmış bir vitrin” konulduğunu söyleyerek, “Aydın, o vitrinin ortasına taşı atan kişidir” dedi.
2010 referandumu sürecine de değinen Terkoğlu, o dönemde oluşan siyasal atmosferin Cumhuriyetçi kurumların tasfiyesine zemin hazırladığını savundu. Türkiye’nin yakın tarihinde fikirleri nedeniyle hedef alınan isimler bulunduğunu ifade eden Terkoğlu; Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı ve Uğur Mumcu gibi Cumhuriyetçi aydınları örnek gösterdi.
Konuşmasının sonunda güncel siyasi gelişmelere de değinen Terkoğlu, çözüm süreci, yeni anayasa tartışmaları ve bölgesel gelişmeler karşısında aydın sorumluluğunun yeniden önem kazandığını belirterek, toplumsal itirazın ve demokratik mücadelenin önemine dikkat çekti.