ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhphaberyerel haberibbkartal belediyesituzla belediyesidilovası belediyesipendik belediyesimaltepe belediyesiuğurmumcugökhan yükselimamoğluşadi yazıcı
DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
18°C

Yasar Geler

yasargeler@gmail.com

Senin Tuzun Kuru

22.03.2023 00:35
A+
A-


Bugün hafta sonu ve evdeyim. Saat 15.00 suları telefonum çaldı. Baktım çok sevdiğim ve değer verdiğim bir genç kardeşim. Merhabalar, hoş beş derken;
Hocam bir hazırlık var mı? diye sordu.
Hayırdır kardeşim ne hazırlığı?
Hocam siyaset, dedi.
Yok kardeşim benim şu an siyasetle ilgili bir planım yok, dedim. Epey bir konuşmanın ardından…
Dip not: (Bu konuştuğum arkadaşımın evi yok kirada oturuyor. Kırtasiyeci dükkânda kirada duruyor. Arabası yok, toplu taşıma ile seyahat ediyor.)
Neyse konu başka yere doğru evrildi.
Hocam dedi, bugün aynı yaşlarda olduğum bir arkadaşım; vallahi senin tuzun kuru, dedi.
Hayırdır neden benim tuzum kuruymuş, diye sorduğumda:
Ya bak senin evin yok, araban yok, dükkân senin değil kiralık…
E dedim, o halde nasıl benim tuzum kuru oluyor, anlayamadım, dedim.
Ya bak dedi, benim evim var, arabam var, çocuklarım var, onların iş ihtiyaçları var. Yarın bir gün bunları kaybedersem perişan olurum. Aslında ben de sevmiyorum, fakat mecburen bunları kaybetmemek için oy veriyorum. Senin nasılsa kaybedeceğin bir şey yok. Sen tabi ki gayet rahatsın. Bağırıp çağırıyorsun. Kimseye eyvallahın yok. Benim varlığım da üstelik babadan kalma. Kendim bile kazanmamışım, nasıl kaybederim.
Diyalog başka birisinin dahil olmasıyla devam ediyor. Sohbete yeni katılan birisi de;
Arkadaş ben de işte şunu sevmiyorum ama mecburen yanlarında duruyorum ve gerektiğinde oy veriyorum, dedi.
E sen neden sevmediğine oy veriyorsun, diye sorduğum soruya:
Ya arkadaş biliyorsun ki benim çocuğum belediyede çalışıyor. Şimdi yanlarında gözükmesem yarın çocuğum işsiz kalmaz mı, cevabını veriyor.
Daha birçok örnekler verdi de ben özet geçeyim istedim.
Arkadaşın bu konuşmalardan çıkarımı: Hocam hayretler içinde kaldım. Benim onlara –sizin tuzunuz kuru- demem gerekmez miydi, diye soruyla geldi. Yani özetle diyor ki, yoksulun tuzu kuru, varlıklı korku, endişe ve panik ortamının baskısıyla mağdur durumda.
Şimdi, bir bakalım toplum nereden nereye evrilmiş. Şükredecek olanlar etliye sütlüye karışmıyor, susuyor, korkuyor, konuşsa da mecburen mevcudu savunuyor; zavallı ihtiyaç sahipleri, yoksullar konuşuyor. Çünkü yoksulun tuzu kuru.
Yani bu işin sağı solu da yok! Demek ki her kesimin bir tuzu kuru potansiyeli varmış.

Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2021 22:21
23.07.2023 21:28
29.11.2022 02:22
13.02.2023 19:13
24.06.2022 22:04
09.06.2023 13:12
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.