aohbet islami chat omegla türk sohbet cinsel sohbet dini chat ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhphaberyerel haberibbkartal belediyesituzla belediyesidilovası belediyesipendik belediyesimaltepe belediyesiuğurmumcugökhan yükselimamoğluşadi yazıcı
DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
19°C

Husiler Kimdir, Ne İstiyor? Yemen’de Tırmanan Gerilimin Perde Arkası

Husiler Kimdir, Ne İstiyor? Yemen’de Tırmanan Gerilimin Perde Arkası
26.09.2026 11:30
A+
A-

Yemen’de uzun süredir devam eden iç savaş, son haftalarda yeniden şiddetlendi. İran destekli Husiler, ülkenin kuzeybatısındaki geniş bir bölgeyi kontrol ederken, gerçekleştirdikleri hızlı ilerleyişle Kızıldeniz kıyısında stratejik öneme sahip geniş alanları ele geçirdi.

Husilerin son ilerleyişinde önemli kıyı bölgelerini kontrol altına aldığı bildirildi.

Ele geçirilen bölgeler arasında, küresel deniz taşımacılığı açısından kritik bir geçiş noktası olan Bâbülmendep Boğazı’na bakan Mokha Limanı da bulunuyor.

ABD, İsrail ve İran arasında altı aydır devam eden savaşın ardından küresel ekonomide yeni aksaklıklar yaşanabileceğine ilişkin endişeler petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

Husilerin ilerleyişi sırasında, dört yıl devam eden gayriresmî ateşkesin sona ermesinin ardından her iki taraftan yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Birleşmiş Milletler (BM) ise çatışmaların yeniden tırmanması nedeniyle 120 binden fazla kişinin yerinden edildiğini açıkladı.

Husilere karşı çıkan ve Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümetini destekleyen Yemen’in komşusu Suudi Arabistan, hava saldırıları düzenledi. Husiler de Suudi Arabistan’ın güneybatısına insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar gerçekleştirdi. Grup ayrıca Kızıldeniz’de Suudi Arabistan ile bağlantılı ticari gemileri hedef aldı.

Husiler Kimdir?

Husiler, Yemen’in kuzeyinden ortaya çıkan, ülkenin Şii Müslüman azınlığı olan Zeydileri temsil eden silahlı siyasi ve dini bir grup olarak biliniyor.

Kendilerini, Hamas ve Lübnan’daki Hizbullah gibi silahlı gruplarla birlikte, İsrail, ABD ve genel olarak Batı’ya karşı İran öncülüğündeki “direniş ekseninin” bir parçası olarak tanımlıyorlar.

Resmi adı Ensarullah (Allah’ın Taraftarları) olan grup, 1990’lı yıllarda ortaya çıktı. Hareket, adını hayatını kaybeden kurucusu Hüseyin el-Husi’den aldı. Kardeşi Abdülmelik el-Husi ise 2004’ten bu yana grubun fiilî liderliğini yürütüyor.

Husiler, 2000’li yılların başında Yemen’i uzun süre yöneten otoriter Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’e karşı silahlı bir isyan başlattı. Grup, Kuzey Yemen’de kendi bölgeleri için daha fazla özerklik talep ediyordu.

2011’de Arap Baharı sırasında yaşanan halk ayaklanması Salih’i yardımcısına yetki devretmeye zorladı. Bu sürecin ardından Husiler başkent Sana’yı ele geçirdi.

Husiler bu dönemden sonra güçlerini artırmayı sürdürdü. Grubun asker sayısının geçen yıl 350 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Husiler bugün Yemen topraklarının yaklaşık dörtte biri ile üçte biri arasındaki bölümü kontrol ediyor. Buna karşın nüfusun yüzde 70 ila 80’inin, yani yaklaşık 30 milyon kişinin bulunduğu bölgeler de Husilerin kontrolünde bulunuyor.

Grup; Suudi Arabistan ablukasının sona ermesini, Yemen’in tamamının kontrolünü ve ülkenin petrol ile doğal gaz gelirlerine erişimi istiyor.
Husiler 2014’ten bu yana Kuzey Yemen’i kontrol ediyor.

ABD ve Suudi Arabistan Nasıl Dahil Oldu?

Yemen’in komşusu Suudi Arabistan, Husilerin Yemen’in kontrolünü ele geçirerek ülkeyi bölgesel rakibi İran’ın uydusu hâline getirmesinden endişe ediyordu.

Suudi Arabistan, 2015 yılında Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümeti adına müdahale etmek amacıyla Arap ülkelerinden oluşan bir koalisyon kurdu.

Ancak yıllar boyunca sürdürülen hava saldırıları ve kara çatışmaları, Husilerin ele geçirdiği toprakların büyük bölümünden çıkarılmasını sağlayamadı. Çatışmalar aynı zamanda dünyanın en ağır insani krizlerinden birinin ortaya çıkmasına neden oldu. 2022 yılında ise geçici bir ateşkes sağlandı.

Ekim 2023’te Gazze savaşının başlamasından kısa süre sonra Husiler, Filistinlilere destek verdiklerini belirterek İsrail’e ve Kızıldeniz ile Aden Körfezi’ndeki ticari gemilere insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı.

Batılı ülkeler bölgeye savaş gemileri konuşlandırırken, ABD, İngiltere ve İsrail de hava saldırıları gerçekleştirdi. İsrail’in düzenlediği saldırılardan birinde, Husilerin kendi ilan ettiği hükümetin başbakanı da dahil olmak üzere üst düzey Husi yöneticileri öldürüldü.

2025 yılında ABD ile Husiler, birbirlerini hedef almama konusunda anlaşmaya vardı.

Ancak Husiler, Ekim 2025’te Gazze’de ilan edilen ateşkesin ardından saldırılarını durdurmuş olmalarına rağmen, ABD ve İsrail’in Şubat 2026’da İran’a saldırmasının ardından İsrail’e yönelik füze saldırılarını yeniden başlattı.

Son Gerilim Nasıl Başladı?

Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gayriresmî ateşkes, temmuz ayında bozulmaya başladı.

Husiler Suudi Arabistan’a karşı bir “deniz ablukası” ilan etti. Ardından Suudi Arabistan’daki havaalanları, petrol tesisleri ve Kızıldeniz’deki tankerler füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi oldu.

Husiler, saldırıların gerekçesini kendi ifadeleriyle yıllardır devam eden Suudi ablukası ve Sana Havalimanı’na düzenlenen bir hava saldırısına misilleme olarak açıkladı.

Bunun ardından eylül ayında Husiler, Yemen’in Kızıldeniz kıyısında 130 kilometreye kadar uzanan bir bölgeyi ve Perim Adası’nı ele geçirerek hızlı bir ilerleme gerçekleştirdi.

Bu gelişme, Husilere stratejik öneme sahip Bâbülmendep Boğazı üzerinde önemli ölçüde kontrol sağladı. Ancak Husiler, Suudi Arabistan bağlantılı gemiler dışında uluslararası deniz taşımacılığı açısından bir tehdit oluşturmadıklarını ısrarla vurguladı.

Husilerin eylemleri, dünya petrol arzında yaşanabilecek kesintilere ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi. Arap Yarımadası’nın diğer tarafında bulunan Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz taşımacılığının, ABD ve İsrail’in İran’la savaşı nedeniyle kısıtlanmasının ardından Bâbülmendep, Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı açısından giderek daha önemli bir güzergâh hâline geldi.

Husilerin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik saldırıları ile İran destekli Iraklı milislere atfedilen Doğu-Batı Petrol Boru Hattı saldırısı da gerilimi daha da artırdı. Tırmanan gerilimin Batılı güçleri yeniden çatışmanın içine çekmesinden endişe ediliyor.

Medya kuruluşlarının haberlerine göre Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump’tan Husilere karşı saldırı düzenlemesini istedi.

Trump ise Husilerin ABD hedeflerine saldırmamayı kabul ettiğini belirterek saldırı düzenlemedi.

İngiltere ise Suudi Arabistan’ın talebi üzerine, Suudi savaş uçaklarının yakıt ikmaline yardımcı olmak amacıyla bir askerî uçak konuşlandırmayı kabul etti. İngiltere, söz konusu görevin “tamamen savunma amaçlı” olacağını açıkladı.

Husileri Kim Finanse Ediyor ve Silah Sağlıyor?

Suudi Arabistan ve Batılı güçler, İran’ın Yemen’deki iç savaş sırasında Birleşmiş Milletler silah ambargosunu ihlal ederek Husilere insansız hava araçları, seyir füzeleri ve balistik füzeler de dahil olmak üzere silah kaçırdığını öne sürüyor.

BM uzmanlarından oluşan bir panel, 2024 yılında Husilerin; İran Devrim Muhafızları, Lübnan’daki Hizbullah hareketi ve Iraklı uzmanlardan sağlanan malzeme, yardım ve eğitim transferleri sayesinde güçlü bir askerî örgüte dönüştüğü sonucuna vardı.

Conflict Armament Research (CAR) tarafından Mayıs 2026’da yayımlanan bir raporda ise İran’ın geçmişte Husilere hazır silahlar gönderdiği, ancak son dönemde giderek daha fazla silah parçası göndermeye başladığı ve İran destekli grupların bu parçaları bir araya getirebildiği belirtildi. Raporda ayrıca İran’ın giderek daha gelişmiş füze teknolojilerini de paylaştığı ifade edildi.

İran ise Husilere silah sağladığı yönündeki iddiaları reddediyor ve yalnızca siyasi destek verdiğini söylüyor.

Kaynak: BBC – Robert Greenall

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.