Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu cephesinden yeni ittifak açıklamaları geldi. İttifak için henüz erken olduğunu belirten Özdağ sürece yeşil ışık yakarken, Dervişoğlu stratejik zamanlamanın önemine dikkat çekti.
Milliyetçi Kongre Derneği’nin 12 Ekim 2025’te düzenlediği toplantıda Ümit Özdağ ile Müsavat Dervişoğlu bir araya gelmiş ve samimi diyalogları dikkat çekmişti. Özdağ, “Bahçeli ile Abdullah Öcalan’ın birbirlerine övgüler düzdüğü bir ortamda, biz de Müsavat Başkan’la kahve içeriz” derken; Dervişoğlu ise “Zaten hiç ayrılmadık, biriz ve beraberiz” ifadelerini kullanmıştı. İki liderin bu sözlerinden aylar sonra Özdağ’dan yeni bir ittifak çıkışı geldi.
“En Doğal İttifak İYİ Parti ile Zafer Partisi”
Ümit Özdağ, partisi ile İYİ Parti arasında olası bir ittifak konusunda yaptığı açıklamada şu anda resmi bir görüşme bulunmadığını belirterek bunun için erken olduğunu söyledi. Özdağ, milletin asıl gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Ramazan sabır, kanaat ve şükür ayı ama aynı zamanda adalet ayı olmalı. Millet aç, 250 lirayla pazar alışverişi yapıyor. Türkiye’nin gerçeği bu. Emekli kahvelerinde konuşulanlar peynirin, zeytinin fiyatı; savaş değil. Biz İYİ Parti ile ittifaka açığız. İYİ Parti tabanı da Zafer Partisi tabanı da bu ittifakı istiyor. Belki de Türk siyasetindeki en doğal ittifaktır.”
Özdağ ayrıca İYİ Parti’den kendi isteğiyle ayrılmadığını, 80 il başkanının imzasıyla ihraç edildiğini ve mahkemeden geri dönmesine rağmen siyasi sürecin kopma noktasına geldiğini hatırlattı.
Dervişoğlu: “Zamanından Önce Tartışmak Fayda Sağlamaz”
Bir televizyon programına konuk olan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise Ümit Özdağ ile uzun yıllara dayanan bir dostluklarının bulunduğunu ancak siyasetin farklı bir mecra olduğunu belirtti.
Dervişoğlu, iki lider arasındaki diyaloğa dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Ümit Özdağ’ın kendisiyle çok yakın görüşen biriyim. Birbirimizin kim olduğunu, huyunun suyunun ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Kendisi ‘Müsavat Dervişoğlu benim dostumdur. Bir sıkıntı olursa onun hemen yanıma koşacağını biliyorum’ dedi. Ben de aynısını yaparım. Ama siyaset başka bir şey.”
Olası ittifak tartışmalarının erken olduğuna işaret eden Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ümit Özdağ aynı zamanda bir siyasi stratejist. Bir araya gelmemiz icap ettiği zaman, onun stratejik dehasından istifade etmeye de çalışırım. Ama bunun zamanından önce tartışma masasına getirilmesinin bugün bize bir faydası yok. Rakiplerinin defans yapmasına yardımcı olmuş olursun.”
Dervişoğlu ayrıca, Türk milletinin beklentileri doğrultusunda ortak hareket etme ihtimaline de kapıyı tamamen kapatmadı: ama
“Türk milletinin beklentilerini karşılayacak şekilde ortak hareket etme ihtiyacı hasıl olursa bundan geri durmayacağız.”
“Hedefimiz Sadece Meclise Girmek Değil”
İttifak yapılmaması durumunda iki partinin de baraj altında kalabileceği yönündeki iddialara da değinen Dervişoğlu, temel hedeflerinin yalnızca Meclis’te temsil edilmek olmadığını vurguladı.
“Türk milliyetçileri bir araya gelsin, yüzde 12 oy alalım, mecliste 35 milletvekilimiz olsun ama bu iktidar da varlığını sürdürsün; biz bu ceberut rejimi yıkmak ve bu sistemi değiştirmek için çaba sarf ediyoruz. İnsanların siyaseten gönlünü hoş etmek için mücadele etmiyoruz.”
Seçim anketlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, Türk milliyetçiliğinin siyasi geleceğinin anketlerle belirlenemeyeceğini ifade ederek, “Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesidir. Sen ben olmasak da Türk milliyetçiliği yaşar” dedi.
Hukukta Eşitlik Eleştirisi
Türkiye’de hukuk uygulamalarının eşit olmadığı yönünde eleştirilerde bulunan Ümit Özdağ, ülkede adeta iki farklı sınıf varmış gibi bir tablo oluştuğunu savundu. Özdağ, “Bugün düşman ceza hukuku uygulamasıyla vatandaşların bir bölümü olağanüstü dışlanıyor. Muhalifler, 1950, 60 ve 70’li yıllarda Amerika’nın güney eyaletlerinde yaşayan zencilere benziyorlar” ifadelerini kullandı.
Özdağ, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davaya da değinerek, yargı süreçlerinin eşitlik ilkesi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
“Ekrem Bey’i yargılamak için önce Melih Gökçek’in yargılanması gerektiğini düşünüyorum. CHP’lilere de uygulanan bugün düşman ceza hukukudur ve Ekrem İmamoğlu yargılaması da bir düşman ceza hukuku yargılamasıdır” dedi.