Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Büyük Taarruz’un 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla Afyonkarahisar’da düzenlenen 14 kilometrelik Zafer Yürüyüşü’ne katıldı.
Yürüyüş öncesinde konuşan Özel, “Bu yolu dördüncü kez yürüyeceğim. Ancak bu kez genel başkan olarak yürümenin ayrı bir gururunu yaşıyorum” dedi.
Özel, konuşmasında Büyük Taarruz’un tarihi önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Büyük Taarruzun kararının verildiği akşamın 103’üncü yılındayız. Bir 25 Ağustos’u 26 Ağustos’a bağlayan gece, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Sakarya Meydan Muharebesi’ni kazandıktan sonra, yani Ankara’nın işgal edilmesine, Anadolu’nun işgal edilmesine, Anadolu’nun düşmesine mani olduktan sonra, uzun, sabırlı, hem lojistik, hem taktiksel açıdan son derece önemli hazırlıklardan sonra, bütün Anadolu artık düşman işgalinden Anadolu’nun kurtarılmasını beklerken, sabırla beklediği, daha sonra 20 Ağustos’ta Ankara’da bambaşka bir program ilan ettiği, yani istihbarata karşı koymanın da en iyi örneklerinden birini verdiği, sonra da karargahını 24’ünde buraya taşıyıp kendisine tahsis edilen konaktan Büyük Taarruz’u planladığı, tam da gece bu saatlerde kararını verdikten sonra bu önümüzdeki 14 kilometrelik yolu hep birlikte yürüdükleri, bu kurtuluş yolunu bugün bir kez daha yürümek için buradayız.”
CHP lideri, Türkiye’nin geleceğine dair vizyonunu ise şu sözlerle dile getirdi:
“Bizim ortak hayalimiz Misak-ı Milli sınırları içinde tam bağımsız Türkiye’nin güçlü olmasıdır. Biz Türkiye’nin yeniden güçlenmesi, yeniden şaha kalkması ve Cumhuriyet’in birinci yüzyılının ilk başlarında, ilk çeyreğinde yaptıklarını, ikinci yüzyılının ilk çeyreğinde yapabilmesi için göreve talibiz. Bir tane örnek aldığımız model var. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize kurduğu, bıraktığı sonra da Cumhuriyet Halk Partisi’nin onu çok istediği çok partili rejime getirdiği, sandığı getirdiği, demokrasiyi getirdiği sistemdir.”
Demokrasinin ve güçlü parlamentonun önemine de vurgu yapan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyada sandığın kıymetli olduğu yerlerde, parlamentoların güçlü olduğu yerlerde her şeyin en güzeli var ve zenginlik var. Nerede liderler güçlü, liderlerin sarayları var, uçan sarayları, yüzen sarayları, şatafatlı yaşamları var ama vatandaş fakir. Biz liderlerin mütevazi, iktidarın mütevazi, halkın zengin olduğu bir rejimi kurmak zorundayız. Bunun için güçlü bir parlamentoya, Atatürk’ün emaneti parlamentoya sahip çıkmaya ve hem parlamenter sistemimizi güçlendirmeye, hem kurumları ve kuralları güçlendirmeye ihtiyacımız var. Bunun için çalışıyoruz. Bugün de burada bir yeniden idrak akşamı, yürüyüşü için buradayız. Hissettiklerimizi hissedenlerle paylaşmak için buradayız. Bu memleketin kimlere karşı ve hangi duyguyla kurtarıldığını, hangi cesaretle kurtarıldığını hatırlamak ve hatırlatmak için buradayız. 103 yıl sonra aynı cesaretle buradayız. Ve her hafta meydanları dolduran 100 binler ‘Yürüyelim arkadaşlar’ diyor ve yürüyoruz. Hangi azimle yürüyeceğiz? Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları 103 yıl önce bu gece hangi azimle yürüdüyse o azimle yürüyeceğiz. Şimdi hep birlikte yürüyüşümüzü başlatıyoruz. Buraya emek veren katkı sağlayan, sesimizi Türkiye’ye duyuran her birinize teşekkür ediyoruz.”